Hoşgeldiniz: ::EGE EDEBIYAT::
  Yeni Kayıt | Giriş
Konu Başlıkları
Edebiyat
· Düşünme Sanatı
· Okuma Sanatı
· Yazma Sanatı
· Yayınlarımız
· Edebiyat Antolojisi
· Tenkit
· Şairlerimiz
· Yazarlarımız
· Bibliyografya
· Eser Tanıtma Sanatı
· Haberler/Duyurular

Konu Başlıkları
· Edebiyat/Littérature
· Belagat/Rhétorique
· Dil Bilimi/Linguistique
· Anlam Bilimi/Semantique
· Gösterge Bilimi/Semiotique
· Terim Bilimi/Terminologie
· Pragmatik/Pragmatique
· Metin Analizi
· Naratoloji

Kimler Online?
Şu an sitede, 139 ziyaretçi ve 0 üye bulunuyor.

Henüz üye değilseniz, Buraya tıklayarak ücretsiz kayıt olabilirsiniz.

Günün Yazısı
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

Geçmiş Yazılar
19.07.09
· METİN İNCELEMESİ ve METİNLERDE GERÇEKLERİN ALGILANIŞ, İFADE EDİLİŞ BİÇİMLERİ
17.07.09
· YABANCI MEŞHUR ROMANLAR : TÜRLERİNE GÖRE SINIFLANDIRILMASI
06.07.09
· DÜNKÜ ve BUGÜNKÜ BATI SİYASETİ ÜZERİNE BİR BELGE
04.07.09
· ROMANCININ DÜNYASI, Ord. Prof. Dr. Suut Kemal Y E T K İ N
02.07.09
· Fazıl Hüsnü DAĞLARCA: Mustafa Kemal'le Demirkazık Yıldızı
28.06.09
· TENKİT ÜZERİNE
15.06.09
· GAMSIZ'IN ÖLÜMÜ HİKÂYESİNDE METİN İÇİ ZAMAN, Rıza Filizok
01.06.09
· Ali Canip'in Sanat ve Edebiyat ile İlgili Fikirleri
· Ali Canip'in Dil ile İlgili Fikirleri
· Ali Canip'in Edebiyat ile İlgili Fikirleri
27.05.09
· BELAGAT TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ, Rıza FİLİZOK, Safiye AKDENİZ
25.05.09
· 1920-1960 ARASI TÜRK ROMANCILIĞI
19.05.09
· HİKAYE ve ROMANLARDA ANLATICI MESELESİ, Rıza FİLİZOK
10.05.09
· Edebi Eserlerde BAKIŞ AÇISI, Prof. Dr. Rıza F İ L İ Z O K
04.05.09
· SÖYLEM ve ANLATI ÜZERİNE , Rıza FİLİZOK
29.04.09
· HİKAYE ETME DÜZLEMLERİ, Prof. Dr. Rıza FİLİZOK
22.04.09
· ANDERSEN: Ayın Hikâyeleri
04.04.09
· BİLDİRİŞİM YAHUT İLETİŞİMİN TEMEL ELEMENTLERİ, Prof. Dr. Rıza FİLİZOK
01.04.09
· OKUMA SANATI ÜZERİNE, Walter Winkelman
06.03.09
· Hikaye Etme Billimi: Temel Bilgiler, Rıza FİLİZOK
01.03.09
· HİKAYE ETME BİLİMİ ( ANLATIBİLİM) : NARATOLOJİ, Prof. Dr. Rıza FİLİZOK
16.02.09
· EDEBÎ ESERLERDE ZAMAN, Prof. Dr. Rıza FİLİZOK
14.02.09
· TEMEL ANLAM ve YAN ANLAM, Rıza FİLİZOK
03.02.09
· OSMANLICA ÖĞRENMEK İSTEYENLER İÇİN KAYNAKLAR
02.02.09
· DİNLEMEYİ BİLMEK , ALAİN
01.02.09
· FİKİR YAZILARININ TEMEL NİTELİKLERİ, Prof. Dr. Rıza Filizok
24.01.09
· İ S T İ K L A L M A R Ş I M I Z
· TÜRK EDEBİYATINDA ELEŞTİRİ, İzzet ŞEREF
· SERVET-İ FÜNÛN EDEBİYATI ve Cenâb Şehabettin
18.01.09
· Bir öğrencimizin Sorusuna Cevap:
· TÜRK EDEBİYATINA UMUMİ BİR BAKIŞ, Fuad KÖPRÜLÜ
· TİRYAKİ SÖZLERİ, CENAB ŞEHABEDDİN
17.01.09
· ŞİİR DEMETİ
07.01.09
· Recaizade Mahmut Ekrem, Hayatı, Eserleri, Fikirleri
03.01.09
· DİLİN TOPLUMSAL GÖREVİ, Ali A K
02.01.09
· KLASİSİZM, A l i A K
26.12.08
· TÜRK EDEBİYATINDA NEV-YUNÂNÎLİK, Prof. Dr. Şevket TOKER
25.12.08
· K L A S İ S İ Z M , A n d r e G İ D E
· PASCAL : DÜŞÜNCELER
23.12.08
· MANTIK BİLİMİ, DİL BİLİMİ ve ANLAM BİLİMDE CÜMLE, Rıza FİLİZOK
22.12.08
· OKUMA PARÇALARI: GÜZEL NESİR ÖRNEKLERİ
21.12.08
· OKUMAYA DAİR, BACON, Haz.: Nursel ÜKÜNÇ
11.12.08
· ANLAM DEĞİŞMELERİ ve EDEBİ SANATLAR, Rıza FİLİZOK
10.12.08
· ANLAM OLGULARININ SINIFLANDIRILMASI, Prof. Dr. Rıza Filizok
08.12.08
· FİKİR YAZILARI: İSPATLAMA METİNLERİ NASIL YAZILIR? Prof. Dr. Rıza FİLİZOK
06.12.08
· DİL ve VATANSEVERLİK, EMİLE FAGUET, Terc.: A l i A K
28.11.08
· ÖMER SEYFETTİN'in GİZLİ MABET Hikâyesinde ANLATI ZAMANI
27.11.08
· AHMET HAMDİ TANPINAR: XIX. ASIR TÜRK EDEBİYATI TARİHİ'nin GİRİŞ BÖLÜMÜ'nün ÖZETİ
25.11.08
· DENEME TÜRÜ, Duygu CENGİZ
· ÇOCUK EDEBİYATI

TANIM NEDİR? Rıza Filizok
Tarih: 05.06.2005 Saat: 15:57 Gönderen: egeedebiyat
Düşünme Sanatı

  T A N I M   NEDİR?
       



 

                                TANIM NEDİR?

                                                                           Rıza Filizok

 

 

 

 Tanım Tipleri:

 

           Birkaç çeşit tanım vardır. Tanım yaparken önce hangi tip tanım yapacağımızı bilmemiz  gerekir yahut yapılmış bir tanımı incelerken önce hangi tip tanımla karşı karşıya olduğumuzu tespit etmemiz gerekir.

            Klâsik mantıkçılara göre tanım ikiye ayrılır: 1) Özle ilgili tanım (had-définition), 2) İlinti ile ilgili tanım (resm-description). Daha doğru olan birinci tip tanımdır, ikinci tip ise niteliklerle ilgili bilgi verir. Tanım, tanımlanana göre de sınıflandırılır: 1) Gerçek (hakikî-réel) tanım, 2) Adsal (ismî-nominale) tanım.

           Batılı mantıkçılara göre gerçek tanım, nesnelerin tanımıdır. Bu  nesneden ada uzanan bir ilişkidir. Tanım tamamen tanımı yapılan nesneye bağlıdır. İlmî tanımlar buna örnek olarak gösterilebilir. Adsal tanım, bir adın açıklanmasından ibarettir, tanımlayana bağlıdır, dolayısıyla keyfîdir.

           İslâm mantıkçıları bu ayırımı, tanımı yapılanın varlık sahalarına göre yapmışlardır: Gerçek tanım, varlığı zihnin dışında var olan bir nesnenin tanımıdır. Adsal tanım ise, zihnin dışında varlığı olmayanın tanımıdır, yani niteliği olup da gerçekliği bulunmayan bir kavramın tanımıdır. Bu görüşe göre, Anka kuşunun yahut ilmî bir terimin tanımı adsal bir tanımdır.

 

             A) Ad Tanımı (Nominale) : Bu tip tanımların amacı, kelimeyi yahut adı aydınlatmaktır. Bu durumda adlanmış olan şey değil, o şeyin adı tanımlanmış olur. İki tip adsal tanım vardır:

                    1)             Etimolojik Ad Tanımı: Bu durumda kelimenin dil bilimsel kaynağı, etimolojisi anlatılır: Ör. “Biyoloji: Bu kelime “bio” ve logie” kelimelerinin birleştirilmesinden doğmuştur. “Bio” hayat ve “logie” bilgi manalarına gelir. Bundan dolayı, biyoloji kelimesi “hayat bilgisi” anlamına gelir.

                   2)             Eşanlamlı Ad Tanımı: Bu durumda, tanımlanan (definiendum) daha çok bilinen diğer bir eşanlamlı kelime ile tanımlanır: Ör.: Mektep: Okul’un eski adıdır.

 

           B) Kaplam Tanımı (Extensionnelle): Bir terimi kaplamında yer alan nesneleri anarak tanımlamaktır. Ör.: “Bilim: Fizik, kimya  ve biyoloji gibi araştırma alanlarıdır. Nehir: Nil, Amazon ve Kızılırmak nehirdir.” gibi.

 

          C) İçlem Tanımı (Intentionnelle):  Bir terimi, tanımlananın (definiendum) içlemini sayıp dökerek aydınlatmaktır. İçlem tanımı, cinsin ve tür ayrımının belirtilmesiyle yapılır. Örn. “İnsan, düşünen bir hayvandır.” .   burada “düşünen” tür ayrımı, “hayvan” cinstir.

 

          Ç) Bağlam Tanımı (Contextulle): Tanımlanana kullanıldığı dil konteksine göre anlam vermektir: Ör.: “Gidiver.” Sözündeki “-ver” tezlik bildirir ve “hemen” anlamına gelir.

 

          D) İşaret Tanımı (Démonstrative, déictique): İşaret tanımı, nesneyi işaret ederek tanımlamaktır: Ör: Bu adam. Ör.: Aradığın çocuk, arkanda duran çocuktur.

          E) Özel şart Tanımı (Stipulative): Bu tip bir tanım, tanımı yapanın amacına göre yapılmış bir tanımdır, böyle tanımlar, terimin herkes tarafından kabul edilmiş tanımından uzaklaşabilir. Ör.: “Sözlükler şişmanlığı, genelde kilo fazlalığı olarak tanımlar. Bu konuda daha net bir ölçüye sahip olmak  için şu özel şart tanımını yapabiliriz: Vücut ağırlığı indisi 27’nin üstünde olanlar şişmandır.”

 

                        Tanımlamanın kuralları:

 

         Her önerme tanım değildir, her tanım da doğru ve mantıklı değildir. Tam ve mantıklı bir tanım yapabilmek için bazı temel kurallara uymak gerekir.

       Tanım, konuşanın dinleyen tarafından daha iyi anlaşılabilmek için kullandığı bir kavram yahut kelimenin anlamını belirginleştirmesidir. İçlem halinde bir tanım yaparken şu kurallara dikkat edilmelidir:

      1.  Kural: Tanım, bir terimin yakın cinsi ve türsel ayrımıyla yapılmalıdır.

       2.   Kural: Tanım, terimin temel özellikleri ile yapılmalıdır. Geçici özelliklerle tanım yapılmaz.

       3.   Kural: Tanım, tanımlanan şeyin veya varlığın bütün teklerini (bütününü) içine almalı, dışarıda kalması gerekenleri de tanımın dışında bırakmalıdır. Eski mantıkçılarımız bu kuralı “Tarif, efrâdını câmi, ağyârını mâni olmalıdır” düsturuyla ifade ederdi.

       4.    Kural: Tanım, çok uzun yahut çok kısa olmamalıdır.

    5   Kural: Tanımlayan terim, tanımlanan terimle yer değiştirebilmelidir “convertibles- interchangeables”. Yani tanımın evrilmiş şekli  de doğrudur: “İnsan düşünen hayvandır:” tanımı “Düşünen hayvanlar, insandır.” Tarzında söylendiğinde de doğrudur.[1]

       6.    Kural: Son derece genel olan terimler, tanımlanamaz. Ör. Varlık

        7.   Kural: Tekil terimler tanımlanamaz. Bunlar ancak fizik ve moral bakımından tasvir edilirler.

        8.     Kural: Tanımlanan, tanımlanana dayanarak tanımlanamaz. “Gözlem, olayları gözlemek demektir.” tanımı  iyi bir tanım değildir.

        9.   Kural: Bir şeyi kendisinden daha açık olmayan başka bir şeyle tanımlamamalıdır. Ör. “Ziya, nurdur.”

      10.  Kural: Tanımda kısır döngü (devr-i bâtıl- cercle vicieux) bulunmamalıdır. Yani bir şey, bilinmesi kendisinin bilinmesine bağlı olan bir şeyle tanımlanmamalıdır. Bundan dolayı, eşanlamlı (synonymes), zıtanlamlı (antonymes) ve bağıntılı (corrélatif)[2] terimler kullanmaktan sakınmalıdır.

        11.   Kural: Tanım, duygusal terimlerle değil tarafsız terimlerle “neutre” yapılmalıdır: Ör.: “Portakal, en güzel meyvadır.” Böyle bir tanımda tarafsızlık yoktur ve ayırıcı temel nitelik belirtilmemiştir.

 




 
Giriş
Üye Adı

Şifre

Hala hesabınız yok mu? Hemen açabilirsiniz. Kayıtlı bir kullanıcı olarak tema yönetici, yorum ayarları ve isminizle yorum gönderme gibi avantajlara sahip olacaksınız.

İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Düşünme Sanatı
· Haber gönderen egeedebiyat


En çok okunan haber: Düşünme Sanatı:
ÖNERME NEDİR?


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 3.69
Toplam Oy: 62


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder


İlgili Konular

Düşünme Sanatı

Üzgünüm, bu yazı için yorumlar aktif değil.

Re: TANIM NEDİR? Rıza Filizok (Puan: 1)
Gönderen: mugla Tarih: 27.11.2005 Saat: 02:12
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)

Sayın Hocam,


Kendimi 1972 senesinde MTRL 5-Fen-D sınıfında hissetim bir an.Bir konu bu kadar yalin ve öğretilerek anlatılabilir.Bize verdikleriniz için teşekkürler.Sağ olun.Hürmetler sunarım.



Tüm hakları saklıdır.