Hoşgeldiniz: ::EGE EDEBIYAT::
  Yeni Kayıt | Giriş
Konu Başlıkları
Edebiyat
· Düşünme Sanatı
· Okuma Sanatı
· Yazma Sanatı
· Yayınlarımız
· Edebiyat Antolojisi
· Tenkit
· Şairlerimiz
· Yazarlarımız
· Bibliyografya
· Eser Tanıtma Sanatı
· Haberler/Duyurular

Konu Başlıkları
· Edebiyat/Littérature
· Belagat/Rhétorique
· Dil Bilimi/Linguistique
· Anlam Bilimi/Semantique
· Gösterge Bilimi/Semiotique
· Terim Bilimi/Terminologie
· Pragmatik/Pragmatique
· Metin Analizi
· Naratoloji

Kimler Online?
Şu an sitede, 136 ziyaretçi ve 0 üye bulunuyor.

Henüz üye değilseniz, Buraya tıklayarak ücretsiz kayıt olabilirsiniz.

Günün Yazısı
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

Geçmiş Yazılar
19.07.09
· METİN İNCELEMESİ ve METİNLERDE GERÇEKLERİN ALGILANIŞ, İFADE EDİLİŞ BİÇİMLERİ
17.07.09
· YABANCI MEŞHUR ROMANLAR : TÜRLERİNE GÖRE SINIFLANDIRILMASI
06.07.09
· DÜNKÜ ve BUGÜNKÜ BATI SİYASETİ ÜZERİNE BİR BELGE
04.07.09
· ROMANCININ DÜNYASI, Ord. Prof. Dr. Suut Kemal Y E T K İ N
02.07.09
· Fazıl Hüsnü DAĞLARCA: Mustafa Kemal'le Demirkazık Yıldızı
28.06.09
· TENKİT ÜZERİNE
15.06.09
· GAMSIZ'IN ÖLÜMÜ HİKÂYESİNDE METİN İÇİ ZAMAN, Rıza Filizok
01.06.09
· Ali Canip'in Sanat ve Edebiyat ile İlgili Fikirleri
· Ali Canip'in Dil ile İlgili Fikirleri
· Ali Canip'in Edebiyat ile İlgili Fikirleri
27.05.09
· BELAGAT TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ, Rıza FİLİZOK, Safiye AKDENİZ
25.05.09
· 1920-1960 ARASI TÜRK ROMANCILIĞI
19.05.09
· HİKAYE ve ROMANLARDA ANLATICI MESELESİ, Rıza FİLİZOK
10.05.09
· Edebi Eserlerde BAKIŞ AÇISI, Prof. Dr. Rıza F İ L İ Z O K
04.05.09
· SÖYLEM ve ANLATI ÜZERİNE , Rıza FİLİZOK
29.04.09
· HİKAYE ETME DÜZLEMLERİ, Prof. Dr. Rıza FİLİZOK
22.04.09
· ANDERSEN: Ayın Hikâyeleri
04.04.09
· BİLDİRİŞİM YAHUT İLETİŞİMİN TEMEL ELEMENTLERİ, Prof. Dr. Rıza FİLİZOK
01.04.09
· OKUMA SANATI ÜZERİNE, Walter Winkelman
06.03.09
· Hikaye Etme Billimi: Temel Bilgiler, Rıza FİLİZOK
01.03.09
· HİKAYE ETME BİLİMİ ( ANLATIBİLİM) : NARATOLOJİ, Prof. Dr. Rıza FİLİZOK
16.02.09
· EDEBÎ ESERLERDE ZAMAN, Prof. Dr. Rıza FİLİZOK
14.02.09
· TEMEL ANLAM ve YAN ANLAM, Rıza FİLİZOK
03.02.09
· OSMANLICA ÖĞRENMEK İSTEYENLER İÇİN KAYNAKLAR
02.02.09
· DİNLEMEYİ BİLMEK , ALAİN
01.02.09
· FİKİR YAZILARININ TEMEL NİTELİKLERİ, Prof. Dr. Rıza Filizok
24.01.09
· İ S T İ K L A L M A R Ş I M I Z
· TÜRK EDEBİYATINDA ELEŞTİRİ, İzzet ŞEREF
· SERVET-İ FÜNÛN EDEBİYATI ve Cenâb Şehabettin
18.01.09
· Bir öğrencimizin Sorusuna Cevap:
· TÜRK EDEBİYATINA UMUMİ BİR BAKIŞ, Fuad KÖPRÜLÜ
· TİRYAKİ SÖZLERİ, CENAB ŞEHABEDDİN
17.01.09
· ŞİİR DEMETİ
07.01.09
· Recaizade Mahmut Ekrem, Hayatı, Eserleri, Fikirleri
03.01.09
· DİLİN TOPLUMSAL GÖREVİ, Ali A K
02.01.09
· KLASİSİZM, A l i A K
26.12.08
· TÜRK EDEBİYATINDA NEV-YUNÂNÎLİK, Prof. Dr. Şevket TOKER
25.12.08
· K L A S İ S İ Z M , A n d r e G İ D E
· PASCAL : DÜŞÜNCELER
23.12.08
· MANTIK BİLİMİ, DİL BİLİMİ ve ANLAM BİLİMDE CÜMLE, Rıza FİLİZOK
22.12.08
· OKUMA PARÇALARI: GÜZEL NESİR ÖRNEKLERİ
21.12.08
· OKUMAYA DAİR, BACON, Haz.: Nursel ÜKÜNÇ
11.12.08
· ANLAM DEĞİŞMELERİ ve EDEBİ SANATLAR, Rıza FİLİZOK
10.12.08
· ANLAM OLGULARININ SINIFLANDIRILMASI, Prof. Dr. Rıza Filizok
08.12.08
· FİKİR YAZILARI: İSPATLAMA METİNLERİ NASIL YAZILIR? Prof. Dr. Rıza FİLİZOK
06.12.08
· DİL ve VATANSEVERLİK, EMİLE FAGUET, Terc.: A l i A K
28.11.08
· ÖMER SEYFETTİN'in GİZLİ MABET Hikâyesinde ANLATI ZAMANI
27.11.08
· AHMET HAMDİ TANPINAR: XIX. ASIR TÜRK EDEBİYATI TARİHİ'nin GİRİŞ BÖLÜMÜ'nün ÖZETİ
25.11.08
· DENEME TÜRÜ, Duygu CENGİZ
· ÇOCUK EDEBİYATI

ALTIN TERİMLER-I
Tarih: 19.08.2005 Saat: 01:27 Gönderen: egeedebiyat
Terim Bilimi

ALTIN TERİMLER:I

KATEGORİ



ALTIN TERİMLER :

 

KATEGORİ (Fr. Catégorie, Tr. Ulam, Ar. Makule)

 

                                                 Rıza Filizok

 

    Bilim ve sanat dünyasında kullanılan bazı terimler, başlı başına bir bilgi kaynağıdırlar. Böyle kelimeler, bizden özel bir dikkat isterler.  Altın terimler diyebileceğimiz bu kelimelerin sayıları çok değildir, bir kültür dilinde onların sayısı  yüzü bulmaz. Buna karşılık düşünce tarihinde, bilim tarihinde çok sık karşımıza çıkarlar. Bu terimlerin her birini birer düşünme merkezi olarak kabul etmek gerekir.

Bu terimlerden birisi de « kategori »dir. Felsefecilerin ortaya koyduğu kategoriler, aslında insan düşüncesinin nesneyi kavrama biçimleridir. Daha ilk çağlarda yapılmış olan bu sınıflandırmalar mükemmellikleriyle hayranlık uyandırıcıdır. Günümüzde bunlara ilâve edebileceğimiz çok az şey vardır.

 Kategori anlayışı her  felsefe anlayışına göre değişik olmuştur. Aristote'dan sonra kategori,  zihindeki nesnelerin sıralanmasında en genel olan cinslerin herbiri anlamında kullanılmıştır : Meselâ,  zaman ve mekân kategoridirler. Kategori genel bir biçimde "düşüncelerin ya da gerçek varlıkların bir basamaklandırma düzeni içinde  ve bir sistematik bakışa göre  sıralanması sonucunda ortaya çıkan en üst sınıflar" olarak tanımlanabilir.

Fisagorcular 10 sayısını kutsal kabul ettiklerinden karşılıklarıyla birlikte on kategori tespit etmişlerdi:

1) Sonlu-sonsuz (le déterminé-l'indéterminé),

2) Tek-çift ( l'impair-le pair),

3) Birlik-çokluk ( l'unité-la pluralité),

4) Sağ-sol ( le droit-le gauche),

5) Erkek-dişi ( le mâle-la femelle),

6) Sükûn-hareket ( le repos-le mouvement),

7) Doğru-eğri ( le droit-le courbe),

8) Aydınlık-karanlık ( la lumière-les ténèbres),

9) Hayır-şer ( le bien-le mal),

   10) Kare-kare olmayanlar.

 

     Aristo'da kategoriler "varlık için söylenilen her şey, varlığa yükletilen şekillerdir; ve bunların olabilen, ilk ve başka bir şeye döndürülemeyen türleri" dir. Aristo  bir gramerci metoduyla bunların bir listesini yapmıştır. Bunlar varlıkların en yüce cinsleridir. Bunlardan birincisi maddesel tasarımlara, diğer dokuzu ise soyut tasarımlara aittir. Bu nedenle ikincilerin hepsi ilinekdirler (accident, araz):

1)Öz, Töz (kuş, çocuk gibi) ;

2) Nicelik (üç ay gibi);

3) Nitelik (uzun, şekerci gibi);

4) Görelik (relation) (iki kat, yarım gibi);

     5) Yer (lieu) (evde, okulda gibi);

6) Zaman (bugün, yarın gibi);

7) Duruş (attitude) (ayakta, uzanmış gibi.);

8) İyelik (possession) (elbiseli, silâhlı gibi);

9) Tutku, edilgi, (utanmış, yorgun gibi); 

   10) Fiil, etki (Action) (yaşıyor, okuyor gibi).

               

 Sadece bu listeyi göz önünde bulundurarak, bir nesne hakkında doğru dürüst bir fikir edinebilir, bu nesneyi anlatabiliriz. Bu açıdan bakıldığında bu on kategori, ifade etme sanatının, yazma sanatının da hareket noktasıdır. Bir şeyi tam anlatmanın bu on kategoriyi göz önünde bulundurmaktan daha kısa bir yolu olduğu düşünülebilir mi?

Kategori genel olarak günlük dilde aynı çeşitten nesneler, insanlar sınıfı manasına gelir.

Diğer taraftan bir bilimin kullandığı en genel kavramlara da kategori denir. Bir kavramın her bilim dalında çok özel terim değerleri kazandığını unutmamak gerekir. Bir örnek olarak bu kavramın dil biliminde kazandığı farklı anlamları görelim:

Dil biliminde kategori,  seçme ekseninde toplanan elemanlar kümesine tekabül eder. Geleneksel gramerde ise  sözün (discours)  çeşitli sınıflara ayrılmasını ifade eder, bu sınıflara da gramer kategorileri adı verilir.

 Dönüşümcü dil biliminde kullanılan kısaltılmış sembollerin herbiri bir kategoriyi gösterir: SN, Sprép., SV birer kategoridir.

Daha dar bir anlamda gramatikal kategori, "morphème" yahut belirti "marque"  vasıtasıyla ifade edilen bir kavramı gösterir. Bu gramatikal kategoriler isim olsun, sıfat olsun, fiil olsun türleri daha ayrıntılı bir düzeyde ifade ederler. Sayı (tekil, çoğul), cins ( erkek, dişi, yansız), belirlilik (belirli,belirsiz) isim kategorileri olarak düşünülmüştür; zaman ( belli bir noktaya göre bir hareket hangi "an"a yerleştirilmiştir?), kip (mode) (gerçekleştirilmesi mümkün bir hareket midir, yahut sadece düşünülmüş, tasarlanmış bir hareket midir?),  görünüş (Aspect) yahut safha (phase) (bitmiş yahut tamamlanmış bir hareket midir, devam etmekte olan bir hareket midir yoksa henüz başlamamış bir hareket midir? ) fiil kategorileridir; derece (degré) ( artıklık derecesi, üstünlük derecesi) genellikle sıfata bağlanmış bir kategoridir. "Belirti"ler (les marques) bu kategorilerin temsilcileridir, onlar bir "lexème"le birleşir ve  bu ortaklık sonunda ortaya çıkan unsur artık (sözlük birim/lexème+ gramatikal belirti) bir "sınıf"a (fiil, isim yahut sıfat) aittir.

Nesneleri ait oldukları temel kategorileri içinde kavramak, bizi sistemli bir anlamaya ulaştırır. Bunun dışındaki bilgiler, sonbahar rüzgarının savurduğu yapraklar gibi dağınık ve karışıktır.

 

 


 
Giriş
Üye Adı

Şifre

Hala hesabınız yok mu? Hemen açabilirsiniz. Kayıtlı bir kullanıcı olarak tema yönetici, yorum ayarları ve isminizle yorum gönderme gibi avantajlara sahip olacaksınız.

İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Terim Bilimi
· Haber gönderen egeedebiyat


En çok okunan haber: Terim Bilimi:
İNGİLİZCE - FARSÇA EDEBİYAT SÖZLÜĞÜ


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.33
Toplam Oy: 3


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder


İlgili Konular

Terim Bilimi

Tüm hakları saklıdır.